Oberbaumbrücke

6 Günde Berlin:Gendarmenmarkt, Bode, DOM, Kreuzberg

2.Gün: Gendarmenmarkt, DHM, Bode, Berliner Dom, East Side Gallery, Oberbaum Köprüsü, Kreuzberg

Gezi Tarihi: TEMMUZ.2017

Altı günlük Berlin gezimizin ikinci gününe, ilk günün yorgunluğunu atmış olarak başlıyoruz. Bugünün programı oldukça yoğun, Berlin’i bir uçtan diğer uca gezeceğiz. Bol bol yürüyeceğiz.

İlk bölümde yürüyüşümüz Gendarmenmarkt’tan başlayacak, Berlin Katedrali’nde son bulacak. Yaklaşık 2.5 km.’lik bir yürüyüşümüzü 10:00-15:00 saatleri arasında gerçekleştireceğiz. Son bölümde ise; East Side Gallery’e taksi ile geçeceğiz. East Side Gallery’den Kreuzberg ve otele dönüşümüz ise yürüyerek olacak. Bu rota ise yaklaşık 6 km.’lik bir yürüyüşe karşılık gelmekte. Tahminen 21:00 gibi otelde olacağız.

Ayrıntılara girmeden önce günlük program:

2.Gün programı:

❈Gendarmenmarkt
❈Alman Katedrali (Deutscher Dom)
❈Fransız Katedrali (Französischer Dom)
❈Bebelplatz
❈Alman Tarihi Müzesi (Deutsches Historiches Museum)
❈Bode Museum
❈Berlin Katedrali (Berliner Dom)
❈Berlin duvarı (Berliner Mauer, East Side Gallery)
❈Oberbaumbrücke
❈Kreuzberg

Saat 8’de kalktık. Hava bugün kapalı. Akşam yağmur yağmış, yerler ıslak. Berlin’de bulunduğumuz 6 gün boyunca hava sabahları bulutlu, öğleden sonraları ise açıktı. Hava sıcaklığı Temmuz ayında olmamıza rağmen, İzmir’in Nisan ayı gibi. Sabahları 10-12, öğleden sonrası maksimum 17-18 derece civarında. İzmir’e dönerken hava Berlin’de 19 derece yağışlı, İzmir’de ise 41 derece günlük güneşlikti.

Yanınıza mutlaka yağmurluk alın. Temmuz ayında bile hava yağışlı olabiliyor. Berlin’e gitmeden önce hava durumunu inceleyin. Bunla ilgili accuweather.com ve weather.com sitelerini kullandım. Sadece bir siteye bağlı kalmayın, iki yerden teyit ettirin. Geceleri de dışarı çıkacaksanız; ince bir mont, ceket ister. Yürüyüş için haliyle spor ayakkabıyı tercih ettik. Yine de yağmurlu hava ihtimaline karşı yanınıza rahat edebileceğiniz bir ayakkabıyı almanız gerekebilir. 

Sırt çantamıza su ve atıştırmalıkları atıyoruz. Otelde hazırladığımız ufak sandviçleri de unutmuyoruz. Taşınabilir şarj aleti, yedek giyecek, fotoğraf makinesi ve yedek pilleri, ıslak mendil de çantaya girenlerden.  Pasaport, cüzdan gibi değerli eşyalarımızı çapraz asabileceğimiz başka bir çantaya ayrı koyuyor, Berlin Welcome ile Museum Pass kartlarımızı da almayı unutmuyoruz. Kahvaltımızı otelimizde yaptıktan sonra saat 9  gibi yola çıkıyoruz.

20170705_103335
Fransız Katedralinden Gendarmenmarkt

İlk durağımız metro ile varacağımız Gendarmenmarkt. Otel yakınındaki Spittelmarkt metro istasyonundan (buradan U2 hattı geçer.) Hausvogteiplatz istasyonuna 4 dakikada varıyor ve 2 dakikalık bir yürüyüşle kendimizi Gendarmenmarkt meydanında buluyoruz. 9:30 ile 10:45 arasını burada değerlendireceğiz. Yağmur bir yandan çiseliyor.20170705_101357

Bu vakitte meydan oldukça boş.  Meydana varmadan önce Doğu Berlin’in trafik ışıklarında görebileceğiniz Ampelmann’ın hediyelik eşya dükkanı önünde fotoğraf molası veriyoruz. Ampelmann, Doğu Almanya’nın otomobili Trabant ile birlikte ilk akla gelen simgelerdendir.

Konzerthaus Berlin
Konzerthaus

Gendarmenmarkt, Berlin’in Friedrichstadt ilçesinde yer alan geniş ve düzenli bir meydanı. Berlin’in en önemli Noel pazarına da ev sahipliği yapmakta. Meydanı esas önemli kılan;  Berlin Konser salonu (Konzerthaus Berlin) ile sol tarafındaki Alman Katedrali (Deutscher Dom) ve sağındaki Fransız Katedrali (Französischer Dom) ‘dir. Meydanın ortasında  Alman dram yazarı, şair ve tarihçi Friedrich Schiller’in beyaz mermerden bir heykeli bulunmaktadır. Bugünkü konser salonu, 1821 yılında tiyatro salonu olarak alman domkullanıma açılmış. II.Dünya Savaşı’nda ağır hasar alan binanın 1977 yılında tekrardan yapımına başlanmış ve 1984 yılında Berlin Senfoni Orkestrası konseri ile konser salonu olarak kullanıma tekrardan açılmış.

Alman Katedrali (Deutscher Dom) meydanın sol tarafında yer almakta. Beşgen bir yapıya sahip olup, 1708 yılında yaptırılmış. 1945 yılında tamamen yıkılan katedral, Almanya’nın birleşmesi sonrası 1996 yılında tekrardan açılmış. Bizim gittiğimiz vakit tekrardan restorasyonda idi. Bu yüzden gezme şansımız olamadı. Bizde Fransız Katedraline yöneldik.

20170705_101511_Deutscher Dom

Fransız Katedrali (Französischer Dom), Alman Katedrali’nin tam karşısında bulunmakta. Ziyarete açık olan kubbeli kulesi, Berlin’in panaromik bir manzarasını da sunmakta. Bizde bu fırsatı değerlendirmek için saatin 10 olmasını bekledik. Kişi başı 3 Euro verip, ilk ziyaretçiler olarak merdivenleri çıkmaya başladık. Kule içinde daire çizerek yol alırken, kule tavanına asılı 14 adet çanın  büyüklüğü yaklaştıkça daha da belirginleşti.  Seyir balkonu yaklaşık 8 katlı bina yüksekliğinde konumlanmış. Berlin zafer sütunu, Bebelplatz, Berlin Katedrali ve tabii ki Berlin TV Kulesi net olarak görülüyor. Otelimizin yolu üzerindeki Rotes Rathaus’un (Belediye binası) kırmızı kulesi de görüş alanımıza giriyor. Fotoğraf çekimleri sonrası merdivenleri inerken, kalabalık bir Japon turist topluluğunun merdivenleri azimle tırmandığını görüyoruz.

Saatlerimiz 10:45’i gösterirken, Gendarmenmarkt’a veda ediyor ve cep telefonumuzdaki  “Google Maps” programına konumumuzdan Bebelplatz’a gitmek için yürüyüş rotasını sorgulatıyoruz.

Bebelplatz, Berlin’in önemli meydanlarından biri. Meydan adını 19.yy’da, Alman Sosyal Demokrat Parti kurucularından August Bebel’den almış.

Humboldt Universitesi
Humboldt Universitesi Güzel Sanatlar Fakültesi

Bebelplatz ; Devlet Opera binası, Hedwig Katedrali ve Humboldt Üniversitesi ile çevrilidir. Meydan, ünlü Unter den Linden bulvarına açılır. Gittiğimiz vakit, Devlet Operası tadilatta idi.

Bebelplatz, Nazilerin yükseliş döneminde, 10 Mayıs 1933 akşamı düzenlenen Nazi kitap yakma yerlerinden biri olarak da bilinir. Bu meydanda bir gecede 20.000 adet kitap Nasyonel Sosyalist Öğrenciler Birliğince kütüphanelerden alınarak yakılmıştır.

20170705_110311
II.Friedrich 

Bebelplatz’dan, Berlin’in tarihi kalbinde yer alan Unter den Linden Bulvarı’na çıkar çıkmaz, askeri alandaki başarıları ve ülkesinin kalkınmasında oynağı büyük rol nedeni ile Büyük Friedrich olarak da anılan Prusya kralı  II. Friedrich ‘in (1740-1786) heykelini görürsünüz.

Unter den Linden’den, Müzeler Adası yönüne doğru (Bebelplatz-Müzeler Adası arası 700 metredir) yol alırken; Humboldt Üniversitesi ana binası önündeki Alexander ve Wilhelm von Humboldt heykellerini fotoğraflayarak yürüyüşümüze devam ediyoruz. Az gittikten sonra soluklanmak için bir parkın bankında nefesleniyor ve yanımıza aldığımız atıştırmalıklardan yiyerek enerji topluyoruz.

Saatlerimiz 11:10 ‘u gösterirken, az ötedeki Alman Tarihi Müzesi’ne giriş yaparak, ilk müze ziyaretimize başlıyoruz.

20180117_212352

Deutsches Historisches Museum (Alman Tarihi Müzesi), iki katlı bir bina, giriş katında bilet gişeleri var. Berlin Welcome Card’ın avantajından burada da yararlanıyoruz. Giriş ücreti 8 Euro olmasına rağmen, biz %25 indirimle kişi başına 6 Euro ödüyoruz. Gişedeki görevli istatistik amaçlı milliyetimizi de soruyor. Biletimizi aldıktan sonra yakalarımıza yapıştırmak için iki adet de mavi etiket (soldaki mavi broşüre yapışık) veriyorlar. Türkçe broşürümüzü gişeden aldıktan sonra ikinci işimiz, sırt çantamızı emanete bırakmak oluyor. Zemin kattaki emanete sırt çantamızı bırakıyor ve müzeyi dolaşmaya başlıyoruz. Müze gerçekten kalabalık. Genci,yaşlısı ile farklı farklı milliyetten insanlar doldurmuş müzeyi. Dikkatimizi çeken gençlerin ağırlıkta olması. Biraz dikkat kesilince, farklı Alman şehirlerinden gezmeye gelen öğrenci grupları olduğunu anlıyoruz.

Alman Tarihi Müzesi
Alman Tarihi Müzesi

Alman Tarihi Müzesi’nin sürekli sergisi “Resimler ve kalıntılarla Alman Tarihi”, Berlin’in barok tarzındaki en önemli mimari eseri ve Unter den Linden Bulvarı’ndaki en eski binası özelliğine sahip Zeughaus binasında yer alıyor. Eserler kronolojik sıralama ile teşhir ediliyor.  Gezmeye üst kattan başlıyoruz.

 

Üst kat, Orta Çağ ile I.Dünya Savaşı sonuna kadar olan20170705_112136 dönemi kapsıyor. Dönüm noktalarını oluşturan tarihi olayların ve yeni devirler başlatan hükümdarların ve siyasetçilerin örnekleri ile buluşuyoruz. Ayrıca, şehir ve taşranın gelişimi , günlük yaşam tarzları örneklerle anlatılmış. Müzenin ambiyansı gerçekten büyüleyici. Her tarihi eserin önünde etiketleri ve numaralar var. Sesli rehber alırsanız, biz programın yoğunluğundan almadık, ilgili eserin tarihini ayrıntılı olarak dinleyebilirsiniz.

Zemin katta ise, Weimar Cumhuriyeti ile 1994 yılında son müttefik güçlerin ülkeyi terk etmesi arasındaki dönemin tarihi örnekleri teşhir edilmektedir.

İsterseniz müzenin kafesinde kahvenizi yudumlar, müze dükkanından müze hatıra eşyalarından alışveriş de yapabilirsiniz.

20170705_120239

Saat 12’ye doğru müzeden ayrılıyoruz. Müzeler Adası yanındaki kanal boyunca yürüyoruz. Müzeler adasının tarihi atmosferi adım başı bizi takip ediyor. Berlin Katedrali ile Berlin TV Kulesi bir an için kadrajımıza giriyor.

Yol boyunca müze tadilatlarını da görüyoruz. Özellikle Pergamon Müzesi’nin bir kısmında hummalı bir tadilat çalışması var. Hedefimiz ise Bode Müzesi.

Bode Müzesi, Müzeler Adası’nın en uç kısmında. Bugün Müzeler Adası’nda  Bode Müzesi’ni ve Berlin Katedrali’ni gezeceğiz.

Müzeler Adası’ndaki diğer 5 büyük müze gezimizi ise son gün, yani 6. gün gerçekleştireceğiz.

Bebelplatz-DHM-Bode-DOM
Bebelplatz-DHM-Bode-DOM

Bode Museum, Müzeler Adası’nın uç kısmında yer almakta. İlk açıldığında adı Keiser- Friedrich Müzesi’dir. 1887-1904 yılları arasında  yapımı tamamlanan müze, Spree Nehri’nden yükselen bir saray gibi bizi karşılıyor. Müzenin tasarımı Wilhelm von Bode tarafından gerçekleştirilmiş. İlk yıllarında büyük ustaların resimleri sergilenmiş. 20170705_133624

Bode’yi ziyaret ettiğimizde iki önemli koleksiyona ev sahipliği yapmaktaydı. Bizans dönemi heykelleri ve sanatı ile madeni paralar ve madalyalar sergilenmekteydi. Müzenin giriş kapısından geçiyoruz. Museum Pass kartlarımızı gişedeki görevliye göstererek müzeye para ödemeden giriyoruz. Ama öncesinde sırt çantamızı emanete bırakıyor, aynı yerden sesli rehberlerimizi alıyoruz. Burada iki dil seçeneği var; Almanca ve İngilizce.

Müzenin hemen girişindeki dairesel holde Kaiser-Friedrich atlı heykeli bizi karşılıyor. Hol kubbeli bir yapının altında yer alıyor. Müze iki katlı. Her iki yandan üst kata çıkan merdivenler var.                                                            20170705_125833222

20170705_132819

Zemin kattan gezimize başlıyoruz. Bu katta genelde heykeller sergilenmekte. Alt katı bitirdikten sonra, işaretleri izleyerek üst kata çıkıyoruz. Kubbenin duvarlarının etrafında Alman imparatorların heykelleri yerleştirilmiş.

20170705_123441

20170705_123716Üst katta; Bizans dönemi eserleri bizi karşılıyor. Genelde ahşap ve fildişi oyma Hristiyanlık figürleri, ikonalar ve resimler burada sergilenmekte. Madeni para ve madalyalara da sergi salonlarında yer verilmiş. Bu katta ayrıca müzenin hediyelik eşya dükkanı var.

Üst katın balkon kısmında giriş holüne bakan ufak bir kafesi var. Balkondan baktığınızda, giriş holündeki Keiser-Friedrich heykelini ve üst kata çıkan iki merdiveni rahatlıkla görüyoruz.

Saatlerimiz 13’ü gösterirken, kafede kahve molası veriyoruz. Burada 1 orta boy latte 4,2 Euro. Zemin kattaki holde bir öğrenci topluluğunun gerçekleştirdiği, sanatsal bir video çekimini de kahvelerimizi içerken seyrediyoruz.

Saat 13:30’da Bode’den çıkıp, Müzeler Adası’ndaki Berlin Katedrali’ne doğru kanal boyunca  yürüyoruz. Sabahki yağmurlu hava, yerini yavaş yavaş güneşli havaya bırakıyor.

Berlin Katedrali’nin tam karşısındaki parkta ağaçlar altında; bir yanımızda Spree Nehri, diğer yanımızda Berlin Katedrali ve Altes (Eski) Müzesi. Katedralin heman arkasında Berlin TV Kulesi’nin silueti bu tarihsel manzaraya eşlik ediyor. Sandviçlerimizi serçeler eşiliğinde yerken yorgunluğumuzu da üstümüzden atıyoruz.

20170709_095758

Berlin Katedrali (Berliner Dom), Berlin’deki en önemli Protestan Kilisesi’dir. Yapı fiziki olarak bir değişikliğe uğramamakla birlikte, 18.yy’da barok tarzda yeniden tasarlanmış. Bu tarihten sonra gördüğü yeniden inşalarla son halini 1905 yılında Neo-barok tarzıyla almış. II.Dünya Savaşı’nda ağır hasar gören katedral, 1975 yılında tekrardan yapılmış, 1984 yılında başlayan restorasyon çalışmalarının ardından 1993’te tekrar açılmış.

20170705_140322Barok mimarinin şaşalı yapısı karşısında etkilenmemek elde değil. Katedral önündeki geniş park, katedralin daha da ön plana çıkmasını sağlıyor.

Berlin Katedrali’ne girmeden önce sırt çantalarımızı dışardaki dolaplara bırakıyoruz. Giriş ücretli. Berlin Welcome kartımız olduğundan 7 Euro yerine 5 Euro ödeyerek, katedralden içeri adımızı atıyoruz.

20170705_141115

Berlin Katedrali Kroki

Yüzyıllık tahta kapısından içeri girerken muhteşem bir manzara bizi karşılıyor. Önümüz, sağımız, solumuz ama hele tavan kısmı son derece şaşalı bir gösteri sunuyor. Hemen foto çekip gitmeyin, tahta sıralara oturun atmosferi yaşayın, barok tarzının o şaşalı süslemelerine göz gezdirin. Gözlerinizi tavanda gezdirin, boynunuzun ağrıdığını hissedin.

20170705_141924

Katedral uzun süre Prusya ve Alman İmparatorluğuna hükümdarlık eden  Hohenzollern hanedanının saray kilisesi olarak kullanılmış. Bu bakımdan, hanedana ait lahitler de burada bulunmakta.

Sıra geldi Berlin Katedrali’nin tepesine çıkmakta. Merdiven çıkılarak ulaşılan 114 m yüksekliğindeki kubbesi, enfes bir Berlin manzarası sunmaktadır. Bunun için dar basamakları ve geçitleri geçmeniz gerekecek. Çık çık bitmeyecek.  Birçok yerde inenlere yol verecek, kimi yerde nefesiniz bile kesilecek. Ama 10 dakikalık tırmanıştan sonra, inanın her şeye değecek.

Berlin’in enfes manzarasını buradan seyrettikten sonra, inişe geçiyor ve müzenin kafesinde kısa bir mola veriyoruz.

14:00’de girdiğimiz Berlin Katedrali’nden saat 15:00’de ayrılıyoruz.

Bundan sonraki durağımız Berlin Mauer , yani Berlin duvarı. Turistik adı ile East Side Gallery. Berlin duvarına gitmek için katedralden taksiye biniyoruz. 10,5 Euro ile East Side Gallery’e varıyoruz.

Berlin duvarı; doğu ve batı Berlin arasında, insanların geçişini engellemek için 13 Ağustos 1961 tarihinde inşasına başlandı ve 9 Kasım 1989 tarihinde yıkıldı. 46 km.’lik duvar “Utanç Duvarı” olarak da adlandırıldı, birçok filme de konu oldu.

East Side Gallery ; Mühlenstraße üzerinde, eski Berlin duvarının en iyi korunmuş kısmıdır. 1,3 km.’lik duvarın doğuya bakan kısmında çeşitli ülkelerden sanatçıların, 1990 yılında yapmış oldukları 105 adet resim açık hava müzesi tarzında sergilenmekte. Bir nevi uluslararası özgürlük anıtı da diyebiliriz.

Duvarın batı kısmı Spree Nehri kıyısına bakıyor. Yavaş adımlarla, Oberbaum Köprüsü’ne doğru yol alıyoruz. Köprüyü geçerek, Türk nüfusun çok yoğun olduğu, Türkler arasında “Klein İstanbul“, yani “küçük İstanbul” olarak adlandırılan Kreuzber’e varacağız. Eşimin  çocukluk hatıraları burada canlanacak.

20170705_153806Oberbaum Körüsü; Berlin’in en çok fotoğraflanan köprüsüdür. Spree Nehri üzerinde kurulu köprü iki katlıdır. İki de kulesi vardır. Üst katından U-Bahn geçerken, alt katından ise araçlar ve yayalar geçmektedir. Köprü, soğuk savaş döneminde Berlin duvarı ile bölünmüş olan Friedrichshain ile Kruezberg’i birbirine bağlar. Oberbaum körüsünden çevreyi seyrederek Kreuzberg ‘e ayak basıyoruz. Saatlerimiz 16:15’i gösteriyor.

Kreuzberg; “Küçük İstanbul”, “Küçük Türkiye”… Gerçekten de Oberbaum’dan Kreuzberg’e adım attığınızda; çevrenin, insanların birden bire değiştiğini hissediyorsunuz. Değişmeyen ise o Alman sistematiği.20170705_165337

Kreuzberg eski bir yerleşim olmasına rağmen; yollar geniş, kaldırımlar geniş. Tüm Berlin’de olduğu gibi; etraf kalabalık görünmesine rağmen, karmaşa yok burada. Buna rağmen, çoğu apartman Mitte’dekilere göre bakımsız. Alternatif kültürün boyama sanatı grafiti burada da kendine özgür duvarlar, kapılar yaratmış. Öyle ki; yol üstünde ziyaret ettiğimiz eşimin ilkokulunun duvarlarında bile bunun izlerine rastladık.

Tek kelime Almanca bilmeden, sanki kendi memleketinizdeymişsiniz gibi rahatlıkla dolaşabilirsiniz. Oldukça kozmopolitik bir yer aynı zamanda. Hippisi, zengini, fakiri, Türk bakkalı, dönercisi, Alman dilencisi aynı ortamda hiç sıkıntı yaşamadan iç içe yaşayabiliyor.

Kapalı pazar alanlarında; sebzesinden, peynirine, etine kadar alış-veriş yaparken, bir yandan da kurulu küçük büfelerden ayak üstü atıştırmalıklarınızı alıp, karnınızı doyurabiliyorsunuz.

Oberbaum Köprüsü’nden Kreuzberg’e girmiştik. Schlesisches Tor S-Bahn istasyonuna doğru “Google Maps”te yürüyüş rotamızı oluşturarak, Krezuberg’in parke taşlı yollarında yürüyoruz.

20170705_204458Berlin’in her yerinde olduğu gibi Kreuzberg de yemyeşil. Neredeyse her sokak, her cadde üzerinde halkın temiz hava alacağı, çocukların güvenle oynayabileceği parklar var. Biz de Spree Nehri kanalı yanındaki bir parka oturuyor, tertemiz havayı ciğerlerimize çekerek yorgunluğumuzu dindirmeye çalışıyoruz.

Geniş kaldırımlar ve bisiklet yolları gezimiz boyunca dikkatimizi çekiyor. Hemen her sokak ve caddede standart bir özellik olmuş. Korna sesine hiç denk gelmedik desek yeridir. Sessizliği bozan tek şey trenlerin tıngırtısı ile polis ve ilk yardım araçlarının kulakları tırmalayan siren sesi.

Saatlerimiz 18:30’u gösterirken, yorgunluğa karnımızın acıkması da ekleniyor. Schlesisches Tor U-Bahn istasyonu etrafında karnınızı doyurabileceğiniz birçok mekan var. Biz önceden aldığımız tavsiye üzerine Bagdad Restorant’ın bahçe kısmına geçiyoruz. Ufak bir bahçesi olmasına rağmen, yeşillik ve sessiz bir yer. Dönerlerimizi söyleyip, karnımızı burada doyurduktan sonra, konakladığımız Titanic Comfort Mitte’ye doğru adımlamaya devam ediyoruz.

Otele yaklaştıkça, Kreuzberg’in o göçmen havası ve eski yapıları her adımda geride kalıyor. Kendimizi özgür bırakıyor, bir sokaktan diğer sokağa, içimizden geldiği gibi Berlin sokaklarını arşınlıyoruz.

Otele vardığımızda saatlerimiz 21:00’i gösteriyordu. Neredeyse 12 saattir yollardayız. Otelin lobisinde bir kahve molası verip, odamıza çekiliyoruz.

Üçüncü gün için kalk 8:00, hareket 9:30 olacak. Bekleriz…

3.gün oldukça doluyuz. Planlar yapıldı, zamanlamalar hazır.

3.gün:
❈Hop On-Hop Off Turu (alexanderplatz, Park Inn Otel, Unter den Linden, Brandenburg Tor, Reichstag, Victory Column, Schloss Charlottenburg, Kurfürstendamm (Ku’damm),   Kaiser Wilhelm Kirsche.
❈Berlin’de Gece (Berlin In Night)

 

 

 

Reklamlar

“6 Günde Berlin:Gendarmenmarkt, Bode, DOM, Kreuzberg” için 4 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s